Bu kitapta; “küreselleşme” döneminde (1981-2009) ulusal amaçları olan bilim insanı ve amaçları olan genç ortaya konulmuş; çevre konusunda; çevre yönetim sistemindeki mavi bayrak uygulaması Haliç özelinde, kıyı alanlarında, marinalarda ve yatlarda incelenmiş; AB’de uygulanan çevre yönetim sistemlerinin (ISO 14000, EMAS ve BS 7750 ) karşılaştırılması, Gündem 21 ile Kyoto Protokolü’ne ABD’den bir değerlendirme, kıyı mevzuatı ve kıyı alanlarının yönetimi, deniz ile kıyı alanlarının temizliğini düzenleyen ulusal-uluslararası mevzuat ve sözleşmeler ele alınmış; Türkiye’de kent koruma çabalarında genç bir deneyim örneği olan Tarihi Kentler Birliği araştırılmış; küreselleşme ...
Destinasyon (kent, bölge) markalaması ülkemizde akademik çevrede son yıllarda sık konuşulan, tartışılan bir konu haline gelmiştir. Özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın marka kentler projesini açıklamasından sonra sözkonusu kentlerin de içinde bulunduğu birçok kentte markalaşma süreciyle ilgili tartışmalar ve çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Bu çalışma, marka kent çalışması yapmakta olan yetkililere ışık tutmak üzere iki Antakyalı öğretim üyesi tarafından hazırlanmıştır.
Bu çalışmanın öncelikli amacı, kentsel sorunlar ve bu sorunlara çözüm arayışları sürecinde yerel halkın ve sivil toplum örgütlerinin sorunlara ve çözümlere yönelik “ne” düşündüklerinin “envanterini” çıkarmaktır. Çalışmanın ikili bir yapısı vardır. Yerel halkın ve sivil toplum örgütlerinin “ne” düşündükleri yanında, sivil toplum örgütleri gözüyle kent yönetim kültürünün önemli başlıkları belirlenmeye çalışılmaktadır.
Bu çalışmada özelde Antakya Belde Belediyelerinin sorunları ele alınmaktadır. Genel olarak da belde belediyelerinin Antakya’nın kentsel sorunlarına etkileri tartışılmaktadır. Yerleşim birimlerinin dağılımı ve yönetsel farklılaşması başta kaynak, görev, yetki ve sorumluluk paylaşımında ciddi sorunlara neden olmaktadır. Yönetsel farklılaşmanın Antakya’da yerleşim biçimine de ciddi etkileri söz konusudur. Yaygın kentleşme biçiminde gerçekleşen ve yönetim birimleri arasında farklı uygulamaların da etkisiyle oluşan kent formu etkinlik ve verimlilik açısından akılcılıktan oldukça uzaklaşmıştır. Kentin doğayla uyumu, tarihsel ve kültürel değerlerle kurduğu ilişki sorunlar barındırmaktadır. ...
Başkent Ankara’da 1973-1994 yılları arasında belediye başkanı olmuş kişilerin meslek yaşamöykülerini ayrıntılı biçimde değişik yönleriyle inceleyen elinizdeki bu kitap, bu alanda çalışma yapacaklara örnek olabilmenin yanında, kentbilim, çevrebilim, siyaset bilimi, kamu yönetimi, iktisat, işletme, toplum bilimi ve sosyal bilimlerin bütün öteki her alanında eğitim gören öğrencilere ve ayrıca, belediye başkanları ile belediye başkanı olmak isteyenlere çok yararlı olabilecek bir çalışmadır.
Yönetim bilimi alanında yeni bir kavram olan vizyon; günümüzde örgüt yönetiminde sık kullanılan kavramlardan biri haline gelmiştir ve giderek daha çok ilgi görmektedir. Vizyon kavramının furya haline gelmesiyle birlikte sadece örgütlerde değil, bilim ve eğitim alanında, sivil toplum kuruluşlarında ve ulusların yönetiminde yani toplumun tüm alanlarında vizyona olan ilgi artmıştır. Bu ilgi artışıyla birlikte her örgütte ve lider/yöneticilerde vizyon arayışına gidilerek, ‘vizyon sahibi olması’ veya ‘vizyonunun geniş olması’ gibi kelimeler kullanılarak vizyonun tüm toplum tarafından bilinir hale gelmesi sağlanmıştır
“Politika” (Siyaset) kavramının iki anlamı vardır: (1) Siyaset (Politics): Bir ülkenin, bir siyasal partinin, bir derneğin veya daha genel olarak söyleyecek olursak “bir toplumsal birimin” yönetimini ele almak veya bu birimin karar verme süreçlerine değişik düzeylerde veya biçimlerde katılmak amacıyla girişilen bireysel veya toplu (çok kişili) faaliyetlerinin tümüne siyaset yapmak, siyasetle uğraşmak diyebiliriz. (2) Siyaset veya Siyasa (Policy): Bu ikinci anlamda siyaset (politika), dar veya geniş anlamda “kamu”nun ve özellikle de siyasal iktidarların (hükümetlerin) ülke, bölge veya il düzeyinde bir faaliyet alanına (eğitime, tarıma, sağlığa, konuta ve benzerlerine) “karışma” (müdahale ...
Bir çok alanda yaşanan değişim, yerel yönetimlerin kaynaklarının daha verimli kullanmasını ve çağın gereklerine uygun olarak; sağlıklı, insan onuruna yakışır, yaşanabilir bir kentin oluşturulabilmesini ve geçmiş değil gelecek yönelimli, girdi öncelikli değil çıktı öncelikli, değiştirilebilir uzun vadeli politikalar üreterek, geleceğe hazırlıklı olmayı ve hatta geleceği şekillendirmeyi gerekli hale getirmektedir. Tüm bu gelişmeler ise; belediyelerde, değişimin başlatılması ve oluşabilecek dirençlerin azaltılarak sonuçlandırılmasında, özellikle üst düzey yöneticilerin önemini artırmakta ve değişimin yönünü belirleyip geleceği tasarlayabilme, kısaca geniş bir vizyona sahibi olma ...