İşletme fonksiyonlarının odağında yer alan ve diğer fonksiyonlar üzerinde belirleyiciliği ve yönlendiriciliği olan pazarlama fonksiyonunun, etik konularda çok fazla eleştiri aldığı bilinmektedir. Pazarlama etiği konusu da, sosyal sorumluluk anlayışındaki gelişmelere paralel olarak önem kazanmaktadır. İşletmelerin pazarlama süreçlerini daha etik ve sorumlu hale getirerek markalarını farklılaştırabilecekleri, müşteri bağımlılığı ve marka sadakatini arttırabilecekleri, riskleri azaltarak yeni pazar fırsatları yaratabilecekleri, çalışanlarını motive edebilecekleri, olası yasa ihlallerini engelleyerek, hem yasalar hem de toplum önünde kabul sağlayıp, kurumsal itibarlarını yükseltebilecekleri ...
Önemli bir faaliyet alanı olan spor ve fiziksel etkinlikler günümüzde hızla gelişmekte olan bir sektördür. Bu sektör; mal sektörü ve hizmet sektörü olmak üzere iki alt sektörden oluşmaktadır. Bu kitabın ana konusunu daha çok hizmet sektörü, yani spor ve fiziksel etkinlik hizmetleri oluşturmaktadır. Esasında pazarlama oldukça geniş bir konudur. Bu kitap, genel pazarlama ilkelerinden yararlanmakla birlikte daha çok hizmet pazarlaması olgusuna odaklanmış ve spor ve fiziksel etkinlik hizmetleri ile ilişkilendirilmiştir. Bu kitabın spor bilimcilerine, uygulamacılara, lisans ve lisansüstü öğrencilerine faydalı olacağını ümit ediyorum.
Perakendeciliğin son yıllarda ülkemizde göstermiş olduğu gelişim, iç ve dış ortaklı perakende işletme birleşmeleri ve devletin konu ile ilgili çıkardığı ve çıkarmayı planladığı yasalar perakendeciliğin önemini ortaya koymaktadır. Özellikle uluslararası pazarlarda perakende faaliyetlerinin pek çok uluslararası ya da çok uluslu şirketler tarafından önemsenerek geliştirilmeye çalışıldığı görülmektedir. Bu bağlamda uluslararası perakendecilik alanında çeşitli araştırma ve çalışmalara ulaşmak mümkün olsa da, ülkemizde bu alanda yazılmış yeterince eser bulunmamaktadır. İşte Doç. Dr. Fatma Demirci Orel’in “Uluslararası Perakendecilik” başlıklı kitabı, böyle bir ortamda gerek ...
Bu sözlük temelde İşletme bölümü ve Pazarlama programında okuyanlara yöneliktir. Akademik içerikte olmasının yanı sıra aynı zamanda pratiğe de yöneliktir. Pazarlama dinamik bir disiplin olduğu için her an yeni kavramlarla karşılaşmak mümkündür. Özellikle iletişim, bilişim konularındaki yeni yabancı kavramların Türkçe karşılığını bulmak gittikçe zorlaşmaktadır. Özellikle Internet gibi alanlarda İngilizce kavramların Türkçe karşılığını bulmak kolay değildir.Sözlükte yer alan kelimeler genellikle pazarlamaya yönelik olup, işletme, iktisat gibi bazı sosyal bilimlere de yöneliktir. Kelimelerin açıklamalarının yanı sıra İngilizce karşılıkları da beraberinde verilmiştir.
Bu çalışmada geleneksel pazarlama iletişimi unsurları olarak kabul gören reklam, halkla ilişkiler, kişisel satış gibi uygulamaların yanında kurumsal kimlik, medya planlaması, marka yönetimi gibi pazarlama iletişimine yön veren yeni yaklaşımlar da ele alınmaktadır. Çalışmanın öncelikli amacı, pazarlama sürecinde iletişimin etkin rolünü ve bütünleşik yaklaşımın pazarlama iletişimine sağlayacağı katkıları belli başlı modeller ışığında gözler önüne sermektir. Bu açıdan, çalışmanın, pazarlama iletişimine ilgi duyan herkese, fakat özellikle iş dünyasına adım attıklarında yolları kaçınılmaz bir biçimde kesişecek olan genç pazarlamacılara ve iletişimcilere faydalı olacağına ...
Pazarlama mevzuatı kitabının ilk basımından bu yana geçen süre, Ülkemizde Avrupa Birliği düzenlemelerine paralel olarak yaşanan hukuki gelişmelerle tüketici haklarını iyileştiren yeni yasal düzenlemeler bakımından verimli, tüketicilerin daha fazla bilinçlenmesi, hak araması ve elde etmesi şeklinde ilerleyen süreç bakımından sevindirirci gelişmelerin kaydedildiği yıllar oldu. Bu arada değişen mevzuat, kitabın bir yıldır tükenen birinci basımını da yenilemeyi gerektirdi. Bu basımda, daha rahat izlenebilmesi açısından mevzuatın bölümler bazında sunumu tercih edildi. Kitabı bir ders aracı olarak tercih eden öğretim elemanları ve öğrencilerin yol gösterici görüş ve önerileri kuşkusuz her ...
İçgüdüsel alışveriş tüketicilerin geleneksel bakış açısından farklı olarak alışveriş yaptığını gösteren bir tüketim şeklidir. Çoğu zaman zayıflık veya kontrolsüzlük olarak ifade edilen ve iyi-kötü arasındaki çatışma olarak nitelendirilen bu alışverişler hayatın önemli bir parçasını kaplamıştır. Bunun en büyük göstergesi ise büyük alışveriş merkezlerine olan ilgi ve satış noktası malzemelerine yapılan büyük yatırımlardır. Tüketicinin hedonik amaçlı yaptığı bu alışverişler, pazarlamacılar için önemli bir kar aracıdır. Ancak planlanmadan, aniden gerçekleşen bu alışveriş esnasında ve sonrasında tüketicinin yaşadığı süreç ve duygular oldukça karmaşıktır. ...
Günümüzde artık, işletmelerin rekabet avantajı sağlamak için yararlandığı araçlar da farklılık göstermeye başlamıştır. İşletmeler, yaratıcı ortamlar ve ürünler sunma, tüketici ile bire bir ilişkiler kurma ve hatta onunla iletişim kurabilmek için izin alma, kendine özgü ürün geliştirme fırsatının verme gibi uygulamalarla, rakiplerine karşı avantaj sağlama yarışına girmişlerdir. Farklı olan, kolaylık sunan, çevreye önem veren işletmelerin, bu çok çetin rekabet ortamında, başarılı olabilmek için geçmiş yıllara çok daha fazla çaba harcaması gerektiğini acı tecrübeler yaşamadan anlamasının zamanı gelmiştir.
Bu kitap özellikle üniversitelerimizin çeşitli bölümlerinde okutulmakta olan Dış Ticaret İşlemleri dersinin not ihtiyacını karşılamakla birlikte ihracatla ilgili olan tüm kişi, kurum yada girişimcilere bir kaynak oluşturması amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmada ağır mevzuat ve yönetmeliklerden öte, ihracat pazarlaması ve işlemlerinin net ve uygulamaya dönük olarak anlatımı hedef-lenmektedir. Bu anlamda kitapta olabildiğince konuların özüne inilerek, ilgili mevzuat ve yönetmeliklere atıf yapılmak suretiyle okuyuculara sözü edilen kaynaklara ulaşma yolları ortaya kon-maya çalışılmıştır. Ayrıca daha detaylı bilgiler ve ihracat pazarlamasıyla bağlantılı güncel kavramlar, kitap sonunda yer ...
Daha 1865’lerde Philadelphia’lı zincir mağaza mühendisi John WANAMAKER “Müşteri her vakit haklıdır” sözüyle işletmeler için müşterinin önemini vurgulamış ve gazetelere verdiği ilanlarla bu yaklaşımı açarak; “Satın aldığımız malı beğenmediyseniz hemen geri getirin, paranızı nakit olarak anında iade edelim diyen WANAMAKER tüketim felsefi bağlamında bununla da yetinmemiştir. 1929 Krizini önceleyen sıkıntılı yıllarda dürüst satıcılığın iş yapacağına duyduğu inançla 1 dolara alıcı bulamayan malları 25 cent’ten satma kararı almıştı; Hem de alışılmadık bir reklam sloganıyla “Göründükleri kadar iyi değil bu mallar, ancak 25 cent’ e de ancak bu kadarı olur” demişti. ...