Önbüro yönetimi en yalın anlamıyla oda kapasitesinin yönetimidir. Fakat rekabet, bilgi teknolojileri ve getiri yönetimindeki gelişmeler, önbüro yönetiminin geleneksel kabuğunu kırmaktadır. Yönetimde etkinliğin sağlanabilmesi için kapasite, talep ve fiyatın uyumlu bir biçimde yönetilmesi gerekmektedir. Kitapta, önbüro hizmetleri ve yönetim işlevleri, getiri yönetimi ve bilgi teknolojilerindeki gelişmeler gözetilerek hazırlanmıştır. Bu nedenle, gerek turizm ve otel işletmeciliği öğrencileri gerekse uygulamacılar için bir kaynak olacağını umut etmekteyiz.
Profesyonel turist rehberliği hakkında mevcut kaynakların yetersizliği nedeniyle, bu çalışma daha ziyade araştırmaya dayalı olarak sürdürülmüş ve nihayetinde işbu kitap ortaya çıkmıştır. Türk turizm sektörüne ara hizmet sunan profesyonel turist rehberlerinin hukuki statüsünü belirleyerek, rehber gerçek kişisinin kim olduğunun tespit edilmesi ve profesyonel turist rehberliği faaliyeti ile iştigal edenlerin vergi hukuku açısından durumlarının ne olduğunun izahı yapılmaktadır.
Menü, müşterinin istek ve ihtiyaçlarını karşılamak için stratejik planlara dayanan pazarlama çabalarının sonucudur. Tüm yiyecek-içecek yönetim sistemleri, menü ile başlar. Yiyecek-içecek faaliyeti farklı yemek öğünleri ve farklı mevsimler itibarıyla farklı menüleri gerektirir. Hem ön hizmetler hem de arka hizmetler dikkate alınarak geliştirilen menü, gerekli kaynakları belirler ve böylece hangi özel denetim sistemlerinin zorunlu olduğunu gösterir. Menü, sadece hangi kaynaklara ihtiyaç duyulduğunu değil, aynı zamanda bu kaynakların nasıl kullanıldığını da gösterir. Diğer yandan menü, bir yiyecek-içecek tesisi için hem en güçlü pazarlama aracı hem de en temel ve en önemli denetim aracıdır. ...
Türkiye’de turizmin ekonomiye büyük katkılar sağladığı açıktır. Ancak bu katkının istenilen düzeyde gerçekleştirilmesi için bu konuda, geniş bir kitlenin bilinçlendirilmesi ve eğitim yoluyla yetenekli ve bilgili işletme yöneticilerinin, yetiştirilmesi zorunludur. Bu kitap yarının işletme yöneticileri olacak öğrencilere ve bugünün turizm işletmecilerine yararlanabilecekleri bazı temel bilgileri sunabilirse amacına ulaşmış olacaktır. Bu konuda değerli hocalarımızın da özgün çalışmaları mevcuttur, ancak bu eseri cesaretle ortaya çıkarmamızın bir nedeni de Turizm Mevzuatı’nda yapılan değişikliklerdir. Bu nedenle, değişiklikleri içeren bir kitabın çıkarılması gerekliliği kaçınılmaz ...
“Türkiye Turizm Coğrafyası” -Yöresel Turizm Kaynaklarımız ve Dünya Harikaları- adı altındaki bu çalışmamızla doğal, tarihi ve kültürel değerler bakımından son derece zengin olan ülkemizin tanıtılması ve özellikle “tanıtım gönüllüleri” olacak turizm öğrencilerimize bu değerlerin sevdirilmesi amaçlanmaktadır. Aynı zamanda bu çalışmamızın, ülkemiz toprakları üzerinde seyahat edenlere de bir rehber olacağı kanısındayız. Ayrıca bu çalışmamızda bu güne kadar ortaya konulan “Türkiye Turizm Coğrafyası” konulu çalışmalardan farklı olarak “Dünya Harikaları” başlığı altında bir bölüme de yer verilmiştir. Söz konusu bölüm içersinde tüm insanlığın ortak değerleri ...
Kitabın hedefi özellikle seyahat acentacılığı alanına ilgi duyan, bu alanda yatırım yapmak isteyen ve istihdam olanakları arayan kesimlerdir. Birinci bölümde genel olarak seyahat acentaları kavramı işlenmektedir. İkinci bölümde, yönetim fonksiyonları bazında seyahat acentaları yönetimi incelenmektedir. Örneklemelerde seyahat acentalarında yönetimin farklılıklarına dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölüm, seyahat acentası kuruluşuna yönelik bilgiler içermektedir. Dördüncü bölüm ise, meslek örgütlerini tanımaya yöneliktir. Beşinci ve son bölümde seyahat acentalarının sunduğu hizmetler anlatılmaktadır.
Profesyonel anlamda etik, çalışanların toplumsal kurallar yanında, mensup oldukları mesleğin gerektirdiği kurallara da uyma zorunluluğunu anlatır. Bu yönüyle bakıldığında etik kavramının, daha ziyade özel gruplar için geliştirilmiş belirli davranış kural ve normları (basın, akademik etik kuralları gibi) kapsadığı görülür ve buna bağlı olarak da etik kavramının evrenselliği tartışmaya açık hale gelir. Bilindiği gibi, evrensellik prensibi, varılan yargılarda tutarlı olmayı; yani, bir kişi için doğru olan bir hareketin benzer şartlar altında, benzer diğer kişiler için de doğru olmasını gerektirir. Buna karşılık, çeşitli ülkelere bakıldığında geçerli olan etik kurallarında bazı ...
Geniş bir yelpazeyi kapsayan ziyafet organizasyonları, otellerin ziyafet ünitelerince ve bağımsız yiyecek içecek işletmeleri tarafından düzenlenirken, bu alana ilişkin Türkçe yazılı kaynak yok denecek kadar azdır. Yiyecek içecek hizmetleri kapsamında yazılan kitaplarda ziyafet organizasyonları konusuna değinildiğini görmekteyiz. Ancak, ziyafet organizasyonları ve yönetiminin daha iyi anlaşılabilmesi için konunun bir süreç çerçevesinde ve bütünselliğinin dikkate alınarak verilmesi gerekmektedir. Ziyafet Organizasyonu ve Yönetimi adlı bu kitap; konu ile ilgili Türkçe kaynak sıkıntısını gidermeye katkıda bulunmak için kaleme alınmıştır. Kitap, geniş bir kaynak taraması yapılarak hazırlanmasına ...
Türk turizminin varmış olduğu noktada paket tur ile gelen turist sayısının payı çok yüksektir. Elektronik pazarlamanın tur operatörlüğü ve seyahat acentacılığı üzerine etkilerine ilişkin farklı görüşler tartışılmaktadır. Tartışmaların odak noktası ise, satın alma kararı sürecinde ürünün tüketici ile karşılaşmasında yeni teknolojik olanaklar ve bunların dağıtım kanallarının yapısına etkisi üzerindedir. Paket turların hayatın dinamik yapısına uygun biçimde, zaman içerisinde yapısal değişimlere uğraması doğaldır. Turizm sektörünün geleceğine yönelik yapılan birçok araştırma farklı ürünlere ve bölgelere ilginin artacağını göstermektedir. Paket turlar, talebin niteliğindeki ...
İnanç Turizmi alanında ülkemizde son yıllarda dikkate değer gelişmeler bulunmasına karşın, daha kapsamlı ve zengin içerikli çalışmalara gerek duyulmaktadır. Bu konuda araştırma yapanlara ışık tutması amacıyla kaleme aldığım bu kitap, uzun bir çalışma sonucu ortaya çıkmıştır. Bu eserde, Türkiye coğrafyası üzerinde nirengi noktası sayılabilecek önemli yerler; bölgeler halinde ele alınmıştır. Sırasıyla Marmara, Ege, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerimiz incelenirken içerik bakımından mümkün olduğunca anlaşılır bir anlatım tarzı kullanılmaya çalışılmıştır.